Tüm şehir, acımasız mafya liderinin
Pahalı siyah takım elbise giyen uzun adam yavaşça puro içiyor, olanlardan keyif alıyormuş gibi görünüyordu. Onun hakkında tüm eyalette korkunç söylentiler dolaşıyordu.
İnsanlar onun yerel çiftliklerin yarısını kontrol ettiğini, yasa dışı ticaret, yeraltı dövüşleri ve kaybolan insanlar olaylarıyla bağlantılı olduğunu söylüyordu. Yıllar önce çalışanlarından biri para çalmaya kalkışmış, Viktor ise onu dövüş köpeklerinin kafesine atmıştı. Ertesi gün o adamdan geriye neredeyse hiçbir şey kalmamıştı.
O hikâyeden sonra herkes ondan daha da korkmaya başlamıştı.
Ve şimdi herkes şunu anlamıştı: Emily bu arenadaysa, çok ciddi bir şey yapmış olmalıydı.
Birkaç gün önce kız şehirden kaçmaya çalışmıştı. Ama mesele para ya da borç değildi.
Yanlışlıkla görmemesi gereken bir şeyi görmüştü.
Gece geç saatlerde Emily, eski ahırın yanında Viktor ve adamlarının konuşmasına tanık olmuştu. Yıllar önce öldüğü sanılan bir adamın adını duymuştu. Ayrıca eski çiftlik sahibi Thomas Hale’in ölümünün gerçeğini öğrenmişti.
Herkes Thomas’ın bir boğayı sakinleştirmeye çalışırken kaza sonucu öldüğüne inanıyordu. Ama Emily o gece tamamen başka bir şey duymuştu.
Viktor’un adamları, çiftliği ele geçirmek için Thomas’ı ortadan kaldırmıştı.
Ve en korkunç olanı, o büyük siyah boğanın bir zamanlar Thomas’a ait olmasıydı.
Yaşlı adam onu küçükken büyütmüştü. Sahibinin ölümünden sonra hayvan son derece vahşi hale gelmiş ve kimseyi yanına yaklaştırmamıştı.
Şimdi Viktor bu boğayı bir silah olarak kullanıyordu.
Yavaşça ayağa kalktı ve yüksek sesle söyledi:
— Boğa onu düşürürse, kimse müdahale etmeyecek.
Kalabalık anında sessizleşti.
Bazıları soldu, bazıları gözlerini kaçırdı, yaşlı bir kadın ise fısıldadı:
— Tanrım… bunu durdurun…
Ama kapılar açılmaya başlamıştı bile. Yüksek metal bir gıcırtı duyuldu.
Bir saniye sonra boğa dışarı fırladı.
Hayvan öyle bir güçle koştu ki, toprak adeta sarsıldı. İnsanlar çığlık atıp geri çekildi. Toz bulutu yükseldi ve boğa doğrudan Emily’ye doğru koşuyordu.
Bir an sonra onu boynuzlarıyla parçalayacak gibiydi. Ama sonra öyle bir şey oldu ki tüm kalabalık dehşetten dondu 😱
Bu ilginç hikâyenin devamı ilk yorumda 👇
Ama Emily kaçmaya bile çalışmadı. Hareketsiz duruyordu. Öfkeli hayvanla yüz yüze.
Bazıları korkudan yüzünü kapattı. Birçok kişi bakmaya bile cesaret edemedi. Ve tam o anda kimsenin beklemediği şey oldu.
Boğa aniden tam önünde durdu. Tırnaklarının altından toz kalktı. Ağır nefes alıyordu ama artık ilerlemiyordu.
Arenada mutlak bir sessizlik oldu. Viktor bile yavaşça puroyu indirdi. Boğa kıza sanki onu tanıyormuş gibi bakıyordu. Emily çok yavaş bir şekilde ona döndü.
Gözlerinde yaş vardı ama korku yoktu.
Sonra elini yavaşça uzattı. Kalabalık dondu.
Dev siyah boğa artık bağırmıyor, yavaşça başını eğiyordu; sanki ona boyun eğmişti.
Emily fısıldadı:
— O hatırlıyor.
Viktor’un yüzü aniden değişti. O gece ilk kez gözlerinde gerçek korku vardı.
Emily ona bakmaya devam etti.
— Thomas onu kendisi büyüttü. Tüm hayatı onunla geçti… — dedi titreyen sesle. — Ve biliyor musun en korkuncu ne? Hayvanlar katilleri her zaman hisseder.
Bu sözlerden sonra boğa aniden başını Viktor’a çevirdi.
Adam bembeyaz oldu.
Hayvan güçlü bir şekilde homurdandı ve yavaşça hareket etmeye başladı — kızın değil… doğrudan Viktor Marelli’nin oturduğu yere doğru.
Etraftaki insanlar panikle geri çekildi.
Bazı korumalar silahlarına uzandı ama kimse ateş etmeye cesaret edemedi.
Ve Viktor ilk kez gerçekten korkmuş görünüyordu. Çünkü boğa ona sanki bu anı bütün hayatı boyunca beklemiş gibi bakıyordu…
