Prof. Dr. Mustafa Karataş ile Muhabbet Kapısı

Ben nefes nefese kaldım, gözlerimden yaşlar akıyordu. Emre de titriyordu, ama gözlerini kapıdan ayırmıyordu. Dakikalar geçti. Hiçbir şey olmadı.
En sonunda Emre yavaşça kapıya yaklaştı, kulağını dayadı. Sonra bana döndü.
“Bitti,” dedi kısık sesle. “Gitti.”
Sabah olduğunda, güneş doğduğunda, ev yeniden “ev” gibi görünmeye başlamıştı. Koridor normaldi. Kapılar yerli yerindeydi. Sanki gece yaşananlar hiç olmamış
gibiydi.
Ama biz ikimiz de biliyorduk: Bu bir “rüya” değildi.
O gün doktora gittik. Uyku testine girdim. Sonuçlar… nefesimin bazı geceler gerçekten durduğunu gösterdi. Doktor bunun ciddi olduğunu söyledi. Tedaviye
başladım. Cihazlar, düzen, terapi… haftalar sürdü.
Ve garip olan şu ki…
Tedavi başladığından beri, geceleri artık fısıldamıyorum.
Koridorda anahtar sesi duyulmuyor.
Emre misafir odasından geri döndü. Aylar sonra ilk kez aynı yatakta uyuduk. O kilitli kapı artık kilitlenmedi.
Ama hikâye burada bitmedi.
Bir gece, yeni cihazımın kayıtlarını kontrol ederken, grafikte tek bir anlık dalgalanma gördüm. Saat 03:07.
Ve o dalgalanmanın yanında… sistem not düşmüştü:
“Harici ses tespit edildi.”
Emre’ye baktım. O da ekrana baktı.
Hiçbirimiz konuşmadık.
Sadece ikimiz de aynı şeyi düşündük:
Bazı kapılar kapanınca her şey bitmiyor…
Sadece daha sessiz hale geliyor.

Leave comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *.