Skandal plan ifşa olduu
Orta Sayfa’da yayınlanan haberde gazeteci Deniz Zeyrek, gazeteci Doğan Şentürk’ün şu sözlerine yanıt verdi: “Deniz, Kemal Kılıçdaroğlu, yargı aracılığıyla CHP’nin başına geçmeyi kabul edecek mi? Kulislerde bunu konuştuğunu biliyorum, ancak bunu soracağım. Kılıçdaroğlu’nun geri dönmesinden bahsediyoruz, ama eğer mahkemeden çok olumsuz bir karar çıkarsa, bu Özgür Özel’in genel başkanlığının da geçersiz olacağı anlamına gelir mi? Erdoğan açısından baktığımızda, İmamoğlu’ndan sonra Özgür Özel de devreden çıkmış olacak mı? ”
Zeyrek, “Evet, tabii ki. Ben doğrudan konuşacağım. Bahçeli bu işi kapatmıştı. Bunun hem doğru olmadığına hem de gerekli olmadığına dair sözleri hatırlıyor musunuz? Görüştüğüm bazı MHP üyeleri de bu konunun kapandığını söylüyorlar. Burada tek bir hedef var, o da CHP. İmamoğlu’nu da CHP’nin içinde değerlendirmek gerek. Doğrudan söyleyeceğim; Yeni Şafak bile ülkenin ekonomik durumunu kabul etti. Enflasyon düşmüyor, faizler azalmıyor, aksine artıyor. Dolar kuru oldukça yüksek. Ücretler ise çok düşük. İnsanlar aç ve çaresiz. Bu doğru değil mi? Genç çocuklar, masum suçlardan dolayı aylardır hapiste. Belediye çalışanlarından bahsetmiyorum bile. Dik durup sessiz kaldıkları halde bu çocuklar hapiste. Demokrasi ciddi bir şekilde tehdit altında. Hukuk devleti de öyle. Kılıçdaroğlu, aynanın önünde kravatını düzeltiyor ve mahkeme kararıyla o boş koltuğa oturma hayalleri kuruyor. Bu durum fazlasıyla açık ve net. Üstelik hiç bir yanlış anlama olmasın. CHP büyük bir saldırı altındadır. Partisi ağır bir saldırıya maruz kalmış durumda. Devletin tüm gücü ve yargının tüm gücü kullanılıyor. TBMM’de seçimler yapıldı ama Anayasa ihlal edildi. Şu an CHP’nin HSK’de bir temsilcisi yok. Kemal Kılıçdaroğlu bunun farkında mı? Üstelik bu Anayasa ihlaliyle gerçekleştirildi. Anayasa açık bir şekilde şunu belirtir: Öncelikle üçte iki oy alması gerekiyor, ardından beşte üç oy elde etmesi lazım. Eğer bu sağlanamazsa, en yüksek iki oy arasında seçim yapılır. CHP’lilerin HSK’ya girmemesi için üçüncü bir oylama yapıldı. Bu da bir Anayasa ihlalidir. Kemal Kılıçdaroğlu’ndan bunların hiçbirini duydunuz mu? Şu an demokrasi mücadelesinin neresinde? Ülke bu duruma getirilmiş, halk aç ve perişan, demokrasimiz neredeyse yaralı durumda. Kılıçdaroğlu aynanın önünde takım elbisesini ve kravatını düzeltiyor, boş bir koltuğun hayalini kuruyor. Gerçekten o koltuğa mahkeme kararıyla oturduğunda partinin tabanı ve CHP’liler onu orada tutacak mı? Açık bir şekilde soruyorum. Bu soruyu kendisine yöneltiyorum. ”

