Kendime ait olan bir evde tek başıma yaşayan bir kadınım
” Sabah gözlerimi açtığımda, bir gariplik fark ettim. Üzerimde sadece ince bir çarşaf vardı ve… geceliğim yoktu Bir an sersemlemiş gibi yatakta doğruldum, başım dönüyor, zihnim karışıyordu. Birkaç saniyelik şaşkınlığın sonrasında kendime gelmeye çalıştım; gözlerim, oda içersinde süratle gezindi, mana veremediğim o duyguyla kalbim süratle çarpıyordu. Etraf sessizdi. Her şey fazlasıyla normal görünüyordu; odadaki eşyalar, yastıklar, gece lambası… ama üzerimde bir kırılganlık, bir açıklık vardı, ne olduğunu adlandıramadığım bir endişe hissi beni sarmıştı. Ellerimi bedenime sarıp süratlice üzerime bir şeyler alabilmek amacıyla doğruldum. Düşünceler kafamda uçuşuyor, “Bu nasıl olur? Neler yaşandı?” diye yine yine kendime soruyordum. Geceyi geri sarmak, her ayrıntıyı hatırlamak istiyordum ama sanki zihnim de beni terk etmiş, bırakmış gibiydi. Gözüm, yerde kıvrılmış duran battaniyeye ilişti. Tam o an, hafif bir tıkırtı duydum; kalbim bir an duracak gibi oldu. Kafamı çevirip dikkatlice sesin geldiği yöne baktım. Kapının aralığından süzülen hafif bir ışık, koridorun loşluğunda süzülüyordu. Koridorda ismim sesleri duydum; biri ayak ucuna basarak yürüyormuş gibi hafif ama belirgin. İçimdeki korku büyüdükçe büyüyordu, acaba hatalı birine mi güvenmiştim? Neler yaşandığını tam olarak hatırlamak istiyor ama zihnimde boşluklarla dolu bir gecenin görüntülerini bulabiliyordum sadece. Usulca, sanki birdenbire hareket etsem bütün gerçek meydana çıkacakmış gibi, kapıya doğru ilerledim. Kapının eşiğinde durduğumda, bir anlık tereddütle solukimi tuttum. Bir an ne yapacağımı bilemedim; kapıyı açmaya korkarken içeri girmeyi istemeyen o güvensiz duygu içersinde ilerledim. Sonunda, sessiz sedasız derin bir soluk alarak ismimımı attım.”

