adamın evinde keşfettiğim
Margaret, ailesinin aşağılamaları ve “boğazına fazla, değerine az” bakışları altında ezilmiş bir halde evden gönderildi. Babası onu, borçlarını ödeyen Thomas adında “fakir bir çiftçiye” adeta bir yük gibi teslim etmişti. Eski bir kamyonetle yolun sonundaki mütevazı çiftliğe vardığında, Margaret hayatının bir hapis hayatına dönüşeceğini sanıyordu. Ancak kapıda onu bekleyen Thomas’ın gözlerinde nefret değil, daha önce hiç tatmadığı bir şefkat vardı.
Ertesi sabah Margaret, bu mütevazı evin ardındaki devasa gerçeği keşfetti. Pencereden baktığında uçsuz bucaksız araziler, sayısız hayvan sürüsü ve Thomas’ı saygıyla selamlayan onlarca işçi gördü. Kayınpederi Samuel, gerçeği açıklamaktan çekinmedi: Thomas sadece bir çiftçi değil; binlerce hektar arazinin, mandıraların ve depoların sahibi olan, bölgenin en varlıklı adamıydı. Ailesi onu bir “ceza” olarak gönderdiğini sanırken, Margaret aslında bir krallığın içine adım atmıştı devamı icin sonrki syfaya ilerlyn…

