Onu dışarıda oturtun, belkii
Kışın soğuk rüzgârı, küçük bir çocuğun yüzünü acı bir şekilde çarpıyordu. Üç yaşındaki Ahmet, annesi ile üvey annesi arasındaki çatışmanın tam ortasında kalmıştı. Üvey annesi, sinirle ve umursamazca onu dışarı attı; belki biraz soğuk hava, ona büyüklerine saygı duymayı öğretecekti. Ancak ne kadar düşündü, ne kadar konuştu ise, kendini yalnız ve çaresiz hissetti. Kar, küçücük bedenini yavaşça örtmeye başlamıştı, etrafında yalnızca beyaz ve sessizlik vardı. Gece yavaşça çökmüş, yıldızlar gökyüzünü kaplamıştı; Ahmet, karanlıkta kaybolmuştu. Dışarıda geçirdiği zaman, sadece bir çocuk değil, aynı zamanda bir ruhun da sınavıydı. Gözleri, evin sıcak ışıklarının uzağında, ümit arıyordu. devamı sonrki sayfda..
Bilgi: Klavye yön tuşlarını kullanarak galeri resimleri arasında geçiş yapabilirsiniz.
DİĞER GALERİLER
ZİYARETÇİ YORUMLARI
BİR YORUM YAZ