o doğal çözümler

YAN ETKİSİ ÇOK: Mide ekşimesinin geceleri genellikle daha yoğun hissedilen göğüs ortasındaki yanma hissinden kaynaklandığını söyleyen Dr. Cameron Braddy‑Green, bu ağrının mide asidinin yemek borusuna geri kaçmasıyla oluştuğunu belirtir. Bazı kişilerde geğirme, ağızda ekşi tat, şişkinlik, mide bulantısı veya karın ağrısı gibi belirtiler de eşlik edebilir. Çoğuna göre ara sıra yaşanan bir rahatsızlık olsa da, yaklaşık 9,5 milyon kişide gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) gibi düzenli bir durum söz konusudur. Dr. Braddy‑Green, mide ekşimesinin bazen kalp kriziyle bile karıştırılabilecek kadar şiddetli olabildiğini vurguluyor. Her zaman belirgin bir tetikleyici olmasa da, Dr. Braddy‑Green’a göre obezite gövdedeki basıncı artırarak asidin yemek borusuna itilmesine neden olabilir. Özellikle ileri gebelik döneminde bu durum daha da belirgin hale gelir. Geç saatlerde yemek yemek ve yağlı, sindirim süresini uzatan, asit üretimini artıran zengin yiyecekler de durumu daha da kötüleştirebilir. Kapsaisin içeren baharatlı yiyecekler yemek borusunu tahriş ederek probleme katkıda bulunabilir. İbuprofen gibi antiinflamatuar ilaçlar da mide zarında irritasyona yol açabilirken, stres kaynaklı CRH hormonunun yemek borusu hassasiyetini artırması yoluyla mide ekşimesine yatkınlığı yükseltebileceği de araştırmalarca gösterilmiştir. NE İŞE YARIYOR?: Dr. Braddy‑Green, kronik reflüsü olanlar için omeprazol ve lansoprazol gibi proton pompa inhibitörlerinin (PPİ) doktor reçetesiyle kullanılabileceğini; ara sıra yaşanan ekşimelerde ise Rennie gibi antiasitlerin asidi nötralize ederek fayda sağlayacağını belirtiyor. Ayrıca Gaviscon gibi aljinatlar, mide ile yemek borusu arasında jel benzeri bir bariyer oluşturarak asidin geri kaçmasını engelleyebilir. Ancak eczane ulaşımınız yoksa veya ilaçsız bir yöntem arıyorsanız, Dr. Braddy‑Green’in yorumladığı bazı ev çözümleri de denenebilir: 1)ZERDEÇAL: 2023 yılında Bangkok Chulalongkorn Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada, günde iki kez 250 mg kurkumin kapsülü kullanımı, semptomları 20 mg omeprazol kadar etkili şekilde azaltmıştır. Kurkuminin anti-inflamatuar ve mikrop karşıtı etkileri, yemek borusu yüzeyini koruyabilir. Ancak Dr. Braddy‑Green, bu bulguların umut verici olsa da daha fazla araştırılması gerektiğini belirtiyor. 2)PAPATYA ÇAYI: Papatya çayı, gece yakıcı hisleri azaltmaya yardımcı olabilir. Özellikle pilor kasını gevşeterek mide boşalmasını hızlandırabilir. Ayrıca rahatlama sağlayarak strese bağlı ekşimeyi hafifletir. Ancak ragweed polenine alerjisi olanlar dikkat etmelidir. 3)ZENCEFİL: 2023 yılında Cureus Tıp Bilimleri Dergisi’nde yayımlanan bir çalışma, günde öğle ve akşam yemeklerinden önce 540 mg zencefil alanların dört hafta içinde semptomlarda anlamlı iyileşme gösterdiğini ortaya koydu. Zencefilin sindirim kanalındaki hareketi hızlandırdığı ve asit maruziyetini azalttığı düşünülür. Ancak bazı kişilerde gaz, şişkinlik veya mide rahatsızlığı yaratabilir. 4)MEYAN KÖKÜ: Degliserize meyan kökü (DGL), yemek borusunun mukoza zarını güçlendirerek aside karşı korur. 2010’da yayınlanan bir çalışmada, GutGuard adlı bitkisel ürünün 30 gün boyunca günde iki kez 75 mg alınmasının semptomları iyileştirdiği gösterilmiştir. Ancak aşırı tüketim tansiyon yükselmesi, su tutulması ve kalp ritim problemleri gibi riskler taşıyabilir. Dr. Braddy‑Green, PPI güvenlik profili karşısında uzun süreli kullanımını önermemektedir. 5)KARBONAT: Yarım çay kaşığı karbonatın suyla çözülüp içilmesi, reçetesiz antasit gibi asidi nötralize edebilir. Ancak hazır karbonatın yüksek sodyum içeriği (reçeteli forma göre 7–8 kat fazla) nedeniyle sıvı dengesini bozarak dehidrasyon, nöbet ve böbrek yetmezliği gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Bu nedenle karbonat sadece pişirme amaçlı kullanılmalıdır. 6)ALOE VERA: 2015 yılında Geleneksel Çin Tıbbı Dergisi’nde yayımlanan bir çalışma, günde 10 ml aloe vera şurubunun bir ay boyunca kullanımının; omeprazol gibi semptomları azaltabildiğini göstermiştir. Ancak hastaların ne aldıklarını bilerek tüketmeleri, plasebo etkisini artırmış olabilir. Bununla birlikte, aloe veranın mukoza onarımına destek olduğu gözlemlenmiştir. Uzun süreli kullanımda ise müshil etkisine bağlı ishal ve sıvı kaybı gibi yan etkiler olabilir. 7)SÜT VE YOĞURT: Az yağlı veya yarım yağlı süt, kalsiyum ve magnezyum içeriği sayesinde mide asidine karşı tampon etkisi oluşturabilir. 2017’de yayımlanan bir çalışmada, sütün bu etkisinin ENO ve karbonatla kıyaslanabilir olduğu bulunmuştur. Tam yağlı süt ise sindirimi zorlaştırarak asit üretimini artırabilir. Yoğurt ise probiyotik içeriğiyle sindirime destek sağlar. 8)SAKIZ: Yemekten sonra sakız çiğnemek tükürük salgısını artırır, asidi nötralize eder, tahriş olmuş yemek borusunu yatıştırır ve asidin mideye geri itilmesini kolaylaştırır. 2001 tarihli bir çalışmaya göre, öğünden sonra bir saat sakız çiğnemek asit maruziyetini azaltabiliyor. Naneli sakızlar yemek borusundaki düz kasları gevşetebileceği için tercih edilmemelidir. (posta.com.tr)

Leave comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *.