Karısının Yakılması Sırasında Bir Kocaa
Rowan’ın kalbi göğsünde güm güm atıyordu. Gözlerini Nyla’nın karnından ayıramıyordu. Işığın bir oyunu muydu bu? Kederli zihninden doğan acımasız bir serap mıydı? Ama işte gene oradaydı: Kederin altında bir diğer ince hareket.
Törenin durdurulması amacıyla bağırarak öne atılırken içgüdüleri döneme girdi. Çaresizlikle dolu sesi krematoryumun duvarlarında yankılandı. Rahip sendeledi, yüzünde belirsizlik okunuyordu. Gölge gibi bir nöbetçi gibi duran Beatrice, Rowan’a inanmazlıkla baktı, soğukkanlılığı bir anlığına dağılmıştı.
“Nyla!” Rowan yanına vardığında sesi titredi. Kumaşı yavaşça açarken elleri titriyordu. Toplanan yas tutanlar hep eş güdümlü soluk soluke kaldılar, gözleri dehşet ve umut karışımıyla çok büyükte açılmıştı. Devamı snraki syfada..

