Eski kocam beni başkasıyla konuşurken yakaladı,
O gece Hatice yatağa uzandığında yorgunluktan gözleri kapanmak üzereydi. Eşinin gidişiyle evin içersinde bir sessizlik vardı ama bu kez yalnız değildi; kayınbabası misafirdi. İçinde hafif bir tedirginlik, belki de alışılmadık bir durumun verilen gerginlik vardı. Uykusu hafifti.
Bir anda kapının kolu sessiz sedasız döndü. Yüreği süratle çarpmaya başladı. “Acaba hatalı mı duydum?” diye düşündü. Kapı aralandı. Işığın ince bir çizgisi odaya süzüldü. Hatice’nin kalbi ağzına geldi, nefesini tuttu.
Ama içeri giren, kayınbabası değil… eşiydi.
—
Beklenmedik Dönüş
Hatice yatağından doğruldu, gözlerine inanamadı.
“Sen… sen erken mi döndün?” dedi şaşkınlıkla.
Eşi gülümsedi, “Yolu yarıda bıraktım, içime sinmedi seni yalnız bırakmak,” dedi. Yorgun ama huzurlu bir ifadeyle yanına geldi. Hatice’nin yüzündeki şaşkınlık yavaş yavaş konumunu mutluluk ve rahatlamaya bıraktı.
Ben de… sen gidince çok huzursuz olmuştum,” diye fısıldadı Hatice.
“Biliyorum,” dedi eşi, “babamla konuştum, o da merak etmiş seni. Sabah erken kalkıp köye gidecekmiş zaten.”
Hatice’nin gözleri doldu. O an, içersinde bir sıcaklık hissetti. Eşinin onu düşündüğünü, yalnız kalmasın diye babasını çağırdığını, sonra da amacıylain el vermeyip geri döndüğünü anlamıştı.
—
Güvenin Sessiz Gücü
Sabah olduğunda, güneş perdelerin arasından odaya süzülüyordu. Kayınbabası mutfakta çay demliyordu, Hatice de sessiz sedasız kahvaltı hazırladı. Eşi, masaya otururken gülümsedi:
“Baba, senin sayende Hatice yalnız kalmadı, ama ben de dayanamadım, erken döndüm.”
Kayınbaba tebessüm etti, “Ne güzel işte, gençsiniz, birbirinize alışkınsınız,” dedi.
O an Hatice’nin içersinde bir huzur yayıldı. Kısa vakitli bir korku, hatalı anlaşılabilecek bir anı, konumunu emniyete, sevgiye bırakmıştı. O sabah kahvaltı masasında üç şahıs de sessiz sedasız gülümsüyordu.
—
Son
O günden sonra Hatice, yalnız kalmaktan korkmadı. Çünkü biliyordu ki sevgi, mesafeleri aşan bir bağdı.
Eşi ne kadar uzaklara gitse de, kalpleri hep yan yanaydı.
Ve bazen, bir kapı aralanışı bile insanın içersinde büyük bir emniyet duygusunu tekrar uyandırabiliyordu.
