Emel Sayın’dan Cüneyt Arkın’la ilgilii
İçeri adım attığımda, Emel Sayın kalın bir sopayla alnıma vurdu ve ‘Ya Allah’ dedi. Ben sendeleyerek duvara yaslandım ve bu esnada ikincisiyle karşılaştım. Bu defa darbe tam yerinde olmuştu. Gözlerim karardı, başım mı dönüyordu yoksa Emel Sayın mı etrafımda dönüyordu, bunu çözemedim. ‘Bre Medet! ‘ dememle, üçüncü darbe elmacık kemiğimin hassas derisini yırttı. Aniden ağzımda akan sıcak kanın demir tadını hissettim. Rüzgâr filminden sonra Emel Sayın bir daha film çekmeyeceğine dair yemin etti. Görünen o ki, beni hiç sevmedi; sevseydi verdiği sözü tutardı. Bu konuyla ilgili Emel Sayın’dan beklenen cevap gecikmedi; Rüzgâr adlı son filmi üzerine Cüneyt Arkın’dan bir açıklama geldi. Zorlu hava koşulları onu yorduğu için bu kararı almış diye belirtmesi üzerine Emel Sayın önemli bir itirafta bulundu. Emel Sayın, yıllar sonra sinema sektörüne neden küstüğünü açıkladı. Bu itiraf uzun bir zamanın ardından gündemi sarstı. Ayrıca, Emel Sayın Cüneyt Arkın’ın kitabında geçirdiği dayak sahnesi hakkında da konuştu. “Rüzgar, benim 15. ve son filmim oldu” diyen Emel Sayın “Dayak sahnesi vardı ama suçlu ben değildim. O ısrar etti, vurmak zorunda kaldım. Cüneyt’i çok seviyorum. Ayrıca filmdeki yönetmendi, onun dediklerini yaptım” ifadelerini kullandı. “Bir yatak sahnemiz vardı. Cüneyt bana, ‘Geceliğin olsun ama çarşafla örtelim. Omuzların görünmeli, sanki çıplakmış izlenimi versin’ dedi. Bu tür sahnelerde çok hassas olduğumu herkes bilir. Ama o kadar nazik bir şekilde rica etti ki, hayır diyemedim. Sete gazeteci gelmemesi için o sahnelerin servis edilmemesi konusunda ricada bulundum. Bir hafta sonra, bir bakmışım ‘Emel Sayın çıplak, Cüneyt Arkın ile yatakta’ diye haberler çıkmış. O kadar üzüldüm ki! 1980 yılıydı ve bana çeşitli mektuplar gelmeye başladı; ‘Senden böyle bir şey beklemezdik’ gibi. Kimseye derdimi anlatamadım ve o günden sonra sinemaya veda ettim. O fotoğrafın kimden çıktığını hala bilmiyorum. ” Arkın’ın vefatından sonra bu itiraf yeniden gündeme geldi.

