Adamın gözleri, odadaki eşyaları değil, kadının parmaklarındaki kıpırtıyı izliyordu. Kahveler içildi. Sessizlik, araya karışan hafif gülüşlerle bölündü. Ama en çok konuşan, mum ışığında dans eden gözlerdi. “Üşüdün mü?” diye sordu adam. Kadın başını salladı: “Sanırım… ama bu titreme ondan değil.” O gece, mum sönmeden ayrıldılar. Ama karanlıkta başlayan temas, çoktan içlerine kazınmıştı.

Leave comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *.