Afad son dakika
23 Nisan Depremi Bilimsel Tartışmaları Yeniden Alevlendirdi
Prof. Dr. Osman Bektaş, açıklamasında özellikle 23 Nisan’da meydana gelen depreme dikkat çekti. Bu depremin, Marmara Bölgesi’nde uzun süredir tartışılan “çok parçalı kırılma” modelini desteklediğini belirten Bektaş, fay hatlarının davranışının tek bir senaryoya indirgenemeyeceğini ifade etti.
Bektaş’a göre, 2004 yılından bu yana Ana Marmara Fayı üzerine yapılan bilimsel çalışmalar arttıkça, daha önce öne sürülen “tek parça halinde kırılma ve 7’den büyük tek bir deprem” modeli, yerini “çok parçalı kırılmalar ve ardışık depremler” olasılığına bırakmış durumda. Ancak bu durum, büyük bir depremin yaşanmayacağı anlamına da gelmiyor.
“Bilim Kesin Konuşamaz, Doğa Kendi Kurallarını Uygular”
Deprem tahminlerine ilişkin önemli bir noktaya da değinen Bektaş, bilimsel modellerin hiçbir zaman yüzde 100 doğruluk sağlayamayacağını hatırlattı. En iyi senaryoların bile %60 doğruluk oranını aşamadığını vurgulayan Bektaş, şu ifadeleri kullandı:
“Bilimsel algoritmalar doğayı birebir kopyalayamaz. Deprem parametreleri zamanla ve mekâna bağlı olarak değişir. Bu nedenle ‘kesin olmaz’ ya da ‘kesin olur’ demek bilimsel değildir.”
Bu belirsizliğin, hazırlıkların ertelenmesi için bir gerekçe olmaması gerektiğini söyleyen Bektaş, asıl tehlikenin depremin büyüklüğünden çok, İstanbul’un mevcut yapı stoku ve nüfus yoğunluğu olduğuna dikkat çekti.
Risk, Tehlikeden Daha Büyük
Bektaş’ın açıklamalarında öne çıkan bir diğer kritik nokta ise “tehlike” ve “risk” ayrımı oldu. İstanbul’da depremin olma olasılığının (tehlike) tartışılmaya devam ettiğini belirten Bektaş, can ve mal kaybı ihtimalinin (risk) ise çok daha yüksek seviyede olduğunu ifade etti.
2025 yılında yaşanan 6,2 büyüklüğündeki deprem ve sonrasında gözlemlenen etkilerin, çok parçalı kırılma senaryosunu desteklediğini dile getiren Bektaş, bu tür depremlerin daha büyük sarsıntıların habercisi olabileceğini söyledi.
“Hazırlık En Kötü Senaryoya Göre Yapılmalı”
Uzmanlar, İstanbul için deprem tartışmalarının yalnızca büyüklük üzerinden yürütülmesinin yetersiz olduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Osman Bektaş da açıklamalarının sonunda, İstanbul’un 7’den büyük deprem senaryolarını da kapsayan kapsamlı bir hazırlık sürecine girmesi gerektiğini vurguladı.
Kentsel dönüşümün hızlandırılması, afet planlarının güncellenmesi ve toplumun deprem bilinci konusunda eğitilmesi gerektiğini belirten Bektaş, “Hazırlık en iyimser değil, en kötü senaryoya göre yapılmalıdır” uyarısında bulundu.

