Söz konusu yerleşimlerin, geçmişte yaşanan güçlü sarsıntılarla şekillenen jeotermal potansiyele sahip olduğunun altını çizdi.

Prof. Dr. Ahmet Ercan, jeotermal sahaların ortaya çıkışında depremlerin belirleyici rol oynadığını ifade ederek şu değerlendirmeyi paylaştı: “Jeotermal alanlar M7 büyüklüğünde, her maden suyu kaynağı çok eskiden deprem olmuş yerlerdir. Afyon, Germencik, Nazilli, Aydın, Denizli, Buharkent, Salihli, Bursa, Balıkesir, Simav, Dikili, Gümuldür, Erzincan, Erzurum, Ladik, Bolu örnektir. Her deprem yeni bir enerji, bir jeotermal doğuştur.”

Ercan’ın açıklamaları, Türkiye’deki aktif fay hatları ve

jeotermal alanların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.

Leave comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *.