Ama bu gece değişikydı.
Melis, titreyen elleriyle 112’yi aradı. Sessizce konuştu:
“Yatağımın altından biri soluk alıyor… Lütfen sessiz sedasız gelin…”

Polis evvelce çağrıyı öneme almakta zorlandı, fakat “olası ev içi tehlike” koduyla devriye yönlendirildi. Ekip eve vardığında her şey sakin görünüyordu. Melis’in odasına girildiğinde genç kız hâlâ yatağının üzerinde oturuyordu, gözleri dehşetle yatağın altına sabitlenmişti.
Polislerden biri dikkatlice eğilip el fenerini uzattı.
Ve orada, karanlıkta kıpırtısız duran bir çift göz parladı.

Işık tam yüze tutulduğunda meydana çıkan görüntü, bütün ekibi şok etti: Yatağın altında bir adam vardı. Üstünde eski, pis kıyafetler… elleriyle ağzını kapatmaya çalışıyordu ama yakalanmıştı.

Kimliğinin araştırılmasıyla gerçek meydana çıktı: Adam, aylar evvelce değişik bir kentte aranan, sabıkalı bir kaçak hükümlüydü. Evde günlerce gizlenmiş, Melis’in ailesi evdeyken bile hareket etmeden kalmayı başarmıştı. Gündüzleri dışarı çıktıklarında mutfağa gidip yemek alıyor, gece yine yatağın altına saklanıyordu.
En korkunç ayrıntı ise daha sonra meydana çıktı: Adamın Melis’in sosyal medyasını aylardır takip ettiği, onu izleyerek evine kadar geldiği ve gizlice içeri girdiği belirlendi.
Eğer o gece Melis 112’yi aramasaydı… Sonraki gece neler yaşanacağını kimse bilmiyordu.
Kimi kabuslar rüyalarda değil, yatağın altındaki karanlıkta gizlidir.

Leave comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *.