Amcam hapisten yeni çıkmıştı. Tüm aile ona sırt çevirdi, yalnızca annem kucakladı onu. Ta ki bir gün, yaşamımız sarsan imkan kadar. O vakit amcam bana dönüp yalnızca, “Benimle gel, sana bir şey göstereceğim.” dedi. Oraya vardığımızda… donup kaldım, gördüklerime inanamadım. Babam ben beşinci sınıftayken vefat etti.
Cenaze günü annem tabutun başında oturup ağladı. Akrabalar başsağlığına geldiler, sonra her biri evine döndü. O günden sonra annem beni tek başına büyüttü. Ben okuyabileyim, çalışabileyim diye elinden geleni yaptı. Bizi sık sık ziyaret eden tek şahıs, babamın ufak kardeşi yani amcamdı. Ama bir sene sonra, sa-hoşken birini ya-raladığı amacıyla hapse girdi. İnsanlar, “Babanın günahı oğlundan silinmez.” dediler. O günden sonra amcamı küçümsediler, anneme ve bana da sanki biz suçluymuşuz gibi davrandılar. On beş sene geçti. Amcam serbest kaldı. Akrabalar, “Ondan uzak dur, o bundan sonra rezil biri.” dediler. Ama annem, esasen yaşamta yeteri kadar acı çekmiş bir kadındı, yalnızca şunu söyledi: Devamı snraki syfada..

Leave comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *.