Memurun cenazesi esnasında sadık köpeği birdenbire tabutun üstüne atladı ve yüksek sesle havlamaya ve sızlanmaya başladı: insanlar unsurunu anladıklarında
Bir kahraman toprağa veriliyordu – sevilen bir komutan, baba ve vatanı amacıyla canını veren bir adam. O gün herkes mezarlıkta toplandı: akrabalar, arkadaşlar, yoldaşlar, silah arkadaşları. Herkes onun vefatıyla bir devresinin sona erdiğini, onu tanıyan her bireyin kalbinden bir parçanın kopup gittiğini hissetti.
Tabutun üzeri çiçeklerle kaplıydı – parlak ama o anda renksiz görünüyorlardı. Hava kederle ağırlaşmıştı ve kimse gözyaşlarını tutmaya çalışmıyordu. Erkekler hıçkırıyor, kadınlar ağlıyor, ne olduğunu tam olarak kavrayamıyorlardı. Her şeyin üstünde ezici bir sessizlik vardı.
Küçük bir Anadolu kasabasında yaşanan bu hadise, duyan her bireyin yüreğini sızlattı. Emekli bir memur olan Hasan Yılmaz, uzun vakitdir mücadele ettiği hastalığı nedeniyle geçen hafta yaşamını yitirdi. Fakat cenaze töreninde yaşananlar, köy halkının hafızasına kazındı. Hasan Bey’in 8 senedir beraberinde olan köpeği Karabaş, o gün sahibinin son yolculuğuna eşlik eder iken yaptığı hareketlerle her bireyin yüreğini burktu.

Cenaze evinin önüne getirilen tabutun yanına sessiz sedasız yaklaşan Karabaş, evvelce çevresi kokladı, sonrasında tabutun önüne oturdu. Bir vakit sonra, sanki içgüdüsel bir şekilde sahibinin orada olduğunu hissedercesine yüksek sesle havlamaya ve sızlanmaya başladı. Ardından, her bireyin şaşkın bakışları arasında tabutun üstüne atladı ve orada kalakaldı.

Köylüler köpeği indirmeye çalışsa da Karabaş hiçbir şekilde uzaklaşmak istemedi. Gözlerinden yaşlar süzülürken, sanki sahibine son bir kez sarılmak ister gibiydi. O an, orada tespit edilen her bireyin içi burkuldu. Bazıları gözyaşlarını tutamadı, bazıları ise sessiz sedasız “Gerçek sadakat budur” dedi.

Hasan Bey’in yakın dostlarından biri, “Karabaş, Hasan Bey amacıyla bir evlattan farksızdı. Nereye gitse beraberindeydı. Hatta hastaneye gittiği gün bile kapının önünden ayrılmamıştı.” diye anlattı.

Cenaze defnedildikten sonra bile Karabaş mezarlığın başından ayrılmadı. Gün batımına kadar orada oturdu, vakit vakit toprağı kokladı. Köylüler, onu defalarca eve götürmeye çalıştı fakat her defasında mezarlığa geri döndü. O günden sonra da sık sık sahibinin mezarı başında görülmeye devam etti.

Bu hadise kısa vakitde sosyal medyada da yayıldı. “Sadık dost”, “Gerçek vefa”, “İnsana insan kadar sadık olan tek canlı” gibi yorumlar yapıldı. Hasan Bey’in ailesi, köpeğin bakımını üstlenerek onun ömrünün sonuna kadar güvende olacağını belirtti.

Karabaş’ın hikâyesi, bir kez daha insanlara hatırlattı: Sevgi, sadakat ve bağlılık bazı durumlarda en saf hâliyle, bir hayvanın gözlerinde saklıdır.

Leave comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *.