üzerindeki battaniyeyi kabaca çektii
Sabah altıda, kayınvalidem, hamile gelinine yastıkların arasında kaybolmuş bir şekilde yatanı sert bir şekilde uyandırdı. “Kalk artık, tembel kadın! Karnım aç! Ne kadar daha burada yatacaksın?!” diye bağırdı. O anda etraftaki sessizliğin ne kadar değerli olduğunu fark etmeden, cümleleri bir kargaşa içinde döküldü. Gelinin uykulu gözleri, kayınvalidenin öfkesiyle buluştuğunda, bir kıvılcım gibi patladı. Ama kayınvalidenin bilmediği bir şey vardı; ertesi gün, her şeyin değişeceği bir gün olacaktı. O an, hayatın ne kadar öngörülemez olduğunu hatırlatıyordu. Aslında, sabahın bu temposu, içindeki gizli sırların birbiriyle dans edeceği bir hikayenin başlangıcını da müjdeliyordu.devamı dger sayfada..

