Aşık Veysel’i 25 yaşındayken köylerindeki en güzel kız olan Esma ile evlendirmişlerdi. Ailelerin ideal gördükleri bu evliliğin olmasını ne yazık ki Esma istememişti. Ama yapacak bir şeyi olmadığı amacıyla mecbur kalmıştı. Aşık Veysel eşini çok seviyordu bu amaçla eşini çok kıskanıyordu. Esma ise bu kıskançlıkları lüzumsuz görerek bunalıyordu. Belki de eşinden ve 8 senelık evliliğinden soğumasının en büyük sebebi buydu. Çünkü daha ardından Hüseyin ismindeki komşusuna gönlünü kaptıracaktı. Aşık Veysel belki olanları göremiyordu ama hissediyordu. Eşinin onu bir gün bırakıp gideceğinin farkındaydı. Zaten çok çok bir vakit geçmeden düşündükleri çıkmıştı. Esma bir gece Hüseyin ile eş güdümlü kaçmıştı. Epeyce yol alan Hüseyin ve Esma bir yere oturarak soluklanmaya karar vermişlerdi. Yol süresince çorabının amacıyladeki bir şey Esma’yı rahatsız etmişti. Çorabını çıkararak ne olduğuna bakmaya karar veren Esma gördükleri karşısında çok şaşırmıştı. Çorabında 1 aylık geçimlerine yetecek kadar para vardı. O an Esma her şeyi anlamıştı, Veysel kaçacaklarını anlayarak parasız pulsuz sefil olmasınlar diye Esma’nın çorabına para koymuştu. Bu öyle bir sevgiydi ki kendisini aldatan eşine diğer birisi ile kaçarken bile kıyamamıştı. Yine aynı sebeple gönlünde açan çiçeğini diğer bir adamın söküp almasına izin vermişti. Çünkü biliyordu, o çiçek diğer bir gönülde açmayı diliyordu.

Şafak ve Güneşin Doğuşu

Eşinin onu terk edip gitmesi Aşık Veysel’i çok etkilemişti. O günden sonra kendini devamlı saz çalmaya vermiş, mısralarını acıya daha çok bulamıştı. Üzerinden ne kadar vakit geçerse geçsin ne eşini ne de ona olan sevgisini unutabilmişti. Yalnız çok kırılmıştı gönlü, bu şiiriyle dile getirmişti üzüntüsünü:

“Bir vefasız zalim yare bağlandım,

Tarih üç yüz otuz beşte evlendim.

Sekiz sene bir arada eğlendim,

Zalim kafir yetim koydu kuzumu.”

Esma kaçarken geride altı aylık kızını da bırakmıştı. Aşık Veysel kızını iki sene kucağında gezdirmiş, ne deva o da yaşamamıştı. Onca acının üstüne bir de Esmayla arasındaki tek bağ olan kızını toprağa vermenin acısı eklenmişti. Aşık Veysel seneler sonra Gülizar isminde bir kadınla evlenmişti. Gülizar bundan sonra onun yoldaşı, arkadaşı, çocuklarının anası olmuştu. Ölene kadar birbirlerini sevmiş ve birbirlerinin yanından ayrılmamışlardı. Gülizar Aşık Veysel’i çok seviyordu, Esma ile olan anılarını bilse de hiçbir vakit kıskançlık yapmamış, Esma’nın kendine bile iyi davranmıştı. Gülizar’ın Esma ile ilgili kötü konuştuğunu hiç duyan olmamıştı. Veysel’den 7 çocuğu olmuştu. Hem iyi bir anne hem de iyi bir eş olmuştu. Aşık Veysel ömrünün sonlarında onun vasıtası ile mutlu, huzurlu bir evliliğe tanık olmuştu.

Leave comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *.