Eşini Okutmak İçin İki İşte Çalıştı: Mezuniyette Boşanma Belgeleriyle Karşılaştı

Barış’ın sınıf arkadaşı önümde durduğunda ellerim hâlâ titriyordu.
“Gitmeden önce… bilmeniz gereken bir şey var,” dedi yeniden.
“Ne olduğunu söyleyin artık.”
Adam birkaç saniye sustu. Sanki söyleyeceği şeyin hayatımı bir kez daha altüst edeceğinden korkuyordu.
“Barış sizi boşanmaya zorlamak istemedi.”
Kaşlarımı çattım.
“Ne demek istiyorsunuz? Elimde boşanma belgeleri var.”
“Biliyorum. Ama onları size kendi isteğiyle vermedi.”
Bu cümleyle birlikte içimde küçük bir umut doğdu.
“Peki kim verdi?”
Sınıf arkadaşı etrafa baktıktan sonra sesini alçalttı.
“Barış’ın babası.”
Şaşkınlıkla ona baktım.
“Barış’ın babası yıllar önce iflas etmişti. Ama aslında size anlatılandan çok daha büyük borçları vardı. Borçların bir kısmı Barış’ın adına geçti. Barış da mezuniyetine kadar bunu sizden sakladı.”
Başımı iki yana salladım.
“Hayır. Bunun boşanmayla ne ilgisi var?”
Adam derin bir nefes aldı.
“Barış’ın babası, borçların kapanması için oğlunun zengin bir ailenin kızıyla evlenmesini istiyordu.”
Bir an ne diyeceğimi bilemedim.
“Yani Barış beni bu yüzden mi terk etti?”
“Hayır,” dedi hemen. “Asıl mesele bu değil.”
Cebinden telefonunu çıkarıp bana bazı mesajlar gösterdi.
Barış’ın babası, oğluna defalarca aynı şeyi yazmıştı.
‘Onunla evli kalırsan hiçbir şeyin olmayacak.’
‘Seni destekleyecek insanlar hazır.’
‘Ya bu evliliği bitirirsin ya da ailenin borçları yüzünden doktorluk kariyerin başlamadan biter.’
Mesajları okurken gözlerim doldu.
Barış yıllardır benimle gelecek hayalleri kurarken, aynı zamanda ailesinin baskısıyla mücadele etmişti.
“Peki neden bana söylemedi?”
Sınıf arkadaşı başını eğdi.
“Çünkü sizi korumaya çalıştı. Ama yanlış bir yol seçti.”
Sonra başka bir şey söyledi.
“Mezuniyet töreninden önce onunla konuştum. Boşanma belgelerini size vermek istemediğini biliyorum. Fakat babası, borçları ve Barış’ın kariyeri arasında seçim yapması için onu sıkıştırdı.”
“Ve o beni seçmedi.”
Sesim kırıldı.
Adam bir süre sustu.
“Hayır. Tam tersine. Sizi seçtiği için bunu yaptı.”
Bu sözleri anlamakta zorlanıyordum.
“Nasıl yani?”
“Barış, babasının baskısını kabul etmiş gibi görünüp boşanma belgelerini aldı. Ama belgeler imzalı değil.”
Bir anda elimdeki zarfı hatırladım.
Belgeleri tekrar çıkardım.
Gerçekten de imza kısmında Barış’ın imzası yoktu.
Sınıf arkadaşı devam etti.
“Size bunu söylememin sebebi şu. Barış, bugün tören çıkışında sizinle konuşmak istiyordu. Fakat babası onu götürdü. Nereye gittiklerini bilmiyorum.”
Kalbim hızla çarpmaya başladı.
“Peki ben şimdi ne yapacağım?”
“Bence önce onunla konuşmalısınız.”
O gece eve döndüğümde saatlerce oturup belgeleri izledim… okumaya devam ediniz

Leave comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *.