Gelinim mayolu vücudumu eleştirdi
Bir yaz sabahıydı. Deniz kenarında, güneş henüz gökyüzüne tüm ihtişamıyla yayılmamıştı ama ufuk çizgisi, yavaş yavaş altın bir ışıltıyla uyanıyordu. İnce bir meltem, denizden eserek tuzlu bir ferahlık taşıyordu yüzüme. Dalga sesleri, çocuk kahkahalarıyla karışıyor; her şey o sabahın huzurlu ritmine uyum sağlamış gibiydi. İnsanlar sahilde neşeyle kaynaşıyor, kahkahalar, konuşmalar, su şakırtıları arasında zaman neredeyse dans ediyordu. Ben de kalabalığın arasında, elimde kahvemle o manzaranın bir parçası olmanın huzurunu hissediyordum.
Ama o huzurun içinde, beklenmedik bir anda, bir söz yankılandı kulağımda. Damadım, gülümseyerek ama farkında olmadan kalbime dokunan bir şey söyledi. Mavi mayosuyla denize doğru yürürken, bana dönüp “Sen de artık biraz dikkat etsen fena olmaz,” dedi, sanki şakayla karışık, sanki sıradan bir cümleymiş gibi. O an, zaman dondu. Yüzümdeki gülümseme yerini şaşkınlığa bıraktı. Kalabalığın ortasında, bir anda yalnızlaştım. diğer sayfada devamı