15 yaşındaki kızımızın cenazesindenn
Kızımızın cenazesi, içten içe yüreğimizi kanatan bir kaybın ardından, evimizdeki sessizliği daha da derinleştirmişti. Eşimin sürekli eski eşyaların atılması gerektiğini söylemesi, sanki onun hatıralarını silip süpürmek gibi bir şeydi; bu, o an için en büyük korkumdu. Odanın köşesinde, tozla kaplanmış bir masanın üzerinde bulduğum o küçük not, tüm duygularımın karmaşasına bir kapı araladı. El yazısıyla yazılmıştı, kelimeleri aynı zamanda hem tanıdık hem de yabancıydı. O an, zamanın durduğunu hissettim; not, kızımızın dünyasına dair bir yolculuğa çıkma cesareti vermişti. O an, kendimi onun içsel bir dünyasında kaybolmuş gibi hissettim ve bu notu bulmanın, onu anmanın başka bir yolu olabileceği düşüncesine kapıldım. Odanın duvarları arasında yankılanan anılarla, belki de geçmişin yükünü hafifletebileceğimiz bir fırsatla karşı karşıya olduğumu hissettim. de’vamı sonraki sayfada..